Geçmişimiz ile geleceğimiz arasında adeta bir köprü görevi üstlenen yaşlılarımızı, toplumun en saygın fertleri olarak gören, onları baş tacı eden, yakın ilgi gösteren ve yaşamlarının bu dönemini huzurlu ve rahat geçirmeleri noktasında her türlü desteği sağlayan köklü bir medeniyetin mensuplarıyız.
 
     Sahip olduğu bu tür güzel hasletleri ile mensubu olmaktan gurur duyduğumuz aziz milletimizin bu zenginliklerinin gelecek kuşaklarımıza aktarılması, çocuklarımızın da bu güzel hasletlerle yetişmesi, milletimizi güçlü kılan aile yapımızın korunması devletimizin ve milletimizin geleceği açısından da büyük önem taşımaktadır.
 
        Unutmamalıyız ki, kendi varlığımız ve çocuklarımızın geleceği ne kadar önemliyse, yaşlılarımız da bizim için o kadar önemlidir. Onların geniş ufukları, tecrübeyle kesinlik kazanmış bilgi ve birikimleri, her zaman yararlanmamız gereken, geçmişe ve bugüne olduğu kadar geleceğe de ışık tutan birer kaynaktır.
 
        Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk de “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu; o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır.
        Geçmişte çok güçlüyken, tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin, geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur.” veciz sözüyle yaşlılarımıza sahip çıkılması gerektiğini belirtmiştir. Bugünün gençlerinin yarının yaşlıları olacağını unutmadan bizleri yetiştiren, bugünlere getiren büyüklerimiz için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak en önemli görevimizdir.
 
        Bu duygu ve düşüncelerle, sonsuz sevgi ve sabırla bizleri yetiştiren tüm yaşlılarımızın “Yaşlılar Haftası’nı” en içten duygularımla kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.